Göğüs Cerrahisi Uzmanı | Prof. Dr. Levent Alpay

Türkçe TR
Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi & Delinmesi)

Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi & Delinmesi)

Son Güncelleme: 14 Mart 2026
İçindekiler

Pnömotoraks, akciğer ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşluk adı verilen alanda hava birikmesi sonucu akciğerin kısmen veya tamamen sönmesi durumudur.

Normal şartlarda akciğerlerin göğüs kafesi içinde şişik kalmasını sağlayan negatif basınç dengesi, bu boşluğa hava sızmasıyla bozulur ve akciğer dokusu bir balonun sönmesi gibi kendi üzerine çöker.

Halk arasında “akciğer sönmesi” veya “akciğer delinmesi” olarak bilinen bu tablo, solunum kapasitesini aniden düşüren ve hızlı tıbbi müdahale gerektiren onkolojik olmayan bir göğüs cerrahisi problemidir.

Pnömotoraks Nedir? Akciğer Sönmesi ve Delinmesi

Pnömotoraks, akciğer zarlarının (plevra) arasına hava girmesiyle akciğerin büzüşerek işlevini yitirmesidir.

Akciğerin dış yüzeyinde meydana gelen mikroskobik bir delik veya göğüs duvarından gelen bir yaralanma bu süreci tetikleyebilir.

Sönme miktarı arttıkça, sönen akciğer tarafındaki solunum fonksiyonu durma noktasına gelir ve bu durum vücuttaki oksijen seviyelerinin hızla düşmesine neden olur.

Pnömotoraks Neden Olur?

Akciğer sönmesi, altta yatan bir neden olmaksızın gelişebileceği gibi, mevcut bir hastalığa veya dış etkenlere bağlı olarak da ortaya çıkabilir.

Hekimler pnömotoraksı oluşum mekanizmasına göre ana kategorilerde inceler:

Primer Spontan Pnömotoraks (Neden Yokken Oluşan)

Genellikle akciğerin en üst kısımlarında yer alan ve “bleb” adı verilen küçük, ince cidarlı hava keseciklerinin patlamasıyla oluşur.

Herhangi bir akciğer hastalığı olmayan, genellikle genç (20-40 yaş arası), zayıf ve uzun boylu bireylerde en sık görülen türdür.

Sigara kullanımı bu keseciklerin oluşumunu ve patlama riskini doğrudan artırır.

Sekonder Spontan Pnömotoraks (Hastalığa Bağlı)

Mevcut bir akciğer hastalığı nedeniyle hasar görmüş dokuların bütünlüğünü kaybetmesi sonucu gelişir.

KOAH, amfizem, kistik fibrozis, tüberküloz veya akciğer kanseri gibi durumlar akciğer dokusunu zayıflatarak delinmeye açık hale getirir.

Bu gruptaki hastalarda akciğer rezervi zaten kısıtlı olduğu için, küçük bir sönme bile çok ağır semptomlara yol açabilir.

Travmatik Pnömotoraks (Kaza ve Yaralanmalar)

Göğüs kafesine gelen fiziksel darbeler sonucu akciğerin zarar görmesiyle oluşur.

Trafik kazaları, yüksekten düşme, kesici-delici alet yaralanmaları veya kaburga kırıklarının akciğer dokusunu yırtması bu kategoriye girer.

Bazen tıbbi işlemler (biyopsi, kateter takılması vb.) sırasında istenmeden meydana gelen komplikasyonlar da bu grupta değerlendirilir.

Tansiyonel Pnömotoraks (Acil Durum)

Pnömotoraksın en tehlikeli ve acil müdahale gerektiren formudur.

Göğüs boşluğuna giren havanın dışarı çıkamadığı bir “tek yönlü valf” mekanizması oluşur.

Biriken hava sadece akciğeri söndürmekle kalmaz, kalbi ve büyük damarları karşı tarafa doğru iterek kan dolaşımının durmasına neden olabilir; bu durum dakikalar içinde müdahale gerektirir.

Pnömotoraks Belirtileri Nelerdir?

Akciğer sönmesi genellikle aniden başlar ve belirtiler sönmenin derecesine göre farklılık gösterir.

Vücut, akciğer parankimi üzerindeki baskıyı genellikle şu sinyallerle dışa vurur:

  • Ani ve Şiddetli Göğüs Ağrısı: Genellikle batıcı karakterde olup, nefes almakla şiddetlenir ve omuz/sırt bölgesine yayılabilir.
  • Nefes Darlığı: Akciğerin sönmesiyle birlikte oksijen kapasitesinin düşmesine bağlı olarak gelişir.
  • Kuru Öksürük: Hava yollarının uyarılması sonucu ortaya çıkan refleks bir durumdur.
  • Hızlı Kalp Atışı (Taşikardi): Vücudun azalan oksijeni dengelemek için gösterdiği bir çabadır.
  • Ciltte Morarma (Siyanoz): Kan oksijen seviyesinin kritik düzeye indiği ileri vakalarda görülür.

Prof. Dr. Levent Alpay: Genç hastalarda, spor yaparken veya dinlenme halindeyken aniden gelişen batıcı bir göğüs ağrısı genellikle kas ağrısı ile karıştırılır; ancak ağrıya nefes darlığı eşlik ediyorsa mutlaka bir akciğer grafisi ile pnömotoraks ihtimali değerlendirilmelidir.

Akciğer Sönmesi Kimlerde Daha Sık Görülür? Risk Faktörleri

Pnömotoraks her yaş grubunda görülebilse de, belirli fiziksel özellikler ve yaşam alışkanlıkları bu riski önemli ölçüde artırır.

Özellikle primer spontan pnömotoraks dediğimiz durumun tipik bir hasta profili bulunmaktadır.

  • Cinsiyet ve Vücut Yapısı: Genç (20-40 yaş), uzun boylu ve zayıf erkeklerde görülme sıklığı kadınlara oranla çok daha yüksektir.
  • Sigara Kullanımı: Tütün ürünleri akciğerlerdeki hava keseciklerinin yapısını bozarak patlamaya hazır hale getirir; sigara içenlerde risk 20 kat daha fazladır.
  • Genetik Yatkınlık: Ailesinde akciğer sönmesi öyküsü olan bireylerde bağ dokusu zayıflığına bağlı risk artışı gözlenir.
  • Mevcut Akciğer Hastalıkları: KOAH, amfizem veya kistik fibrozis gibi kronik sorunlar doku bütünlüğünü zayıflatır.
  • Atmosferik Değişimler: Çok nadir de olsa ani basınç değişimleri (dalış yapmak veya uçak yolculuğu gibi) riskli keseciklerin patlamasını tetikleyebilir.

Pnömotoraks Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Teşhis süreci, hastanın şikayetleri ile fiziksel bulguların radyolojik görüntülerle doğrulanması esasına dayanır.

Fizik Muayene ve Dinleme Bulguları

Hekim, stetoskop ile akciğerleri dinlediğinde sönme olan tarafta solunum seslerinin azaldığını veya tamamen kaybolduğunu saptar.

Ayrıca göğüs kafesine hafifçe vurulduğunda (perküsyon), içerideki fazla havadan dolayı normalden daha “tınılı” bir ses alınması tanıyı destekleyen güçlü bir bulgudur.

Akciğer Grafisi ve Bilgisayarlı Tomografi (BT)

Akciğer grafisi (röntgen), sönmeyi saptamak için kullanılan ilk ve en hızlı yöntemdir; akciğer dokusunun göğüs duvarından ayrıldığı hat net olarak izlenir.

Bilgisayarlı Tomografi (BT) ise küçük miktardaki sönmeleri saptamak ve akciğerin üst kısımlarındaki “bleb” adı verilen kesecikleri görüntüleyerek nüks riskini belirlemek için altın standarttır.

Pnömotoraks Tedavi Yöntemleri

Tedavideki temel amaç, plevral boşluktaki havayı tahliye ederek akciğerin tekrar göğüs duvarına yapışmasını ve normal genişliğine ulaşmasını sağlamaktır.

Gözlem ve Oksijen Tedavisi

Eğer sönme miktarı çok azsa (%15’in altında) ve hastanın nefes darlığı şikayeti yoksa, hastanede veya evde yakın takip uygulanabilir.

Hastaya verilen yüksek akımlı oksijen desteği, akciğer zarları arasındaki havanın vücut tarafından daha hızlı emilmesine yardımcı olur.

İğne Aspirasyonu ve Göğüs Tüpü Takılması (Toraks Tüpü)

Sönme miktarı daha fazlaysa, bir iğne veya ince bir kateter yardımıyla biriken hava boşaltılır.

Daha ileri vakalarda ise “Göğüs Tüpü” (Toraks Tüpü) uygulaması yapılır; göğüs duvarından yerleştirilen bir tüp, su altı drenaj sistemine bağlanarak içerideki havanın sürekli tahliyesini sağlar.

Kapalı Pnömotoraks Ameliyatı (VATS ile Akciğer Yamama)

Tekrarlayan akciğer sönmelerinde veya ilk seferde iyileşmeyen durumlarda kesin çözüm kapalı cerrahidir.

VATS yöntemiyle, küçük bir kesiden girilerek patlamış olan hava kesecikleri (blebler) çıkarılır ve akciğer yüzeyi onarılır.

Pnömotoraks Tedavi Yöntemleri Karşılaştırma Tablosu

YöntemUygulama ŞartıBaşarı/Nüks OranıHastanede Kalış
GözlemÇok küçük sönme%30-50 Nüks riski1 – 2 Gün
Göğüs TüpüOrta/Büyük sönme%20-30 Nüks riski3 – 5 Gün
Kapalı Ameliyat (VATS)Tekrarlayan vakalar%1-5 Nüks riski2 – 3 Gün

Plörodezis (Yapıştırma Tedavisi)

Akciğerin göğüs duvarına yapışmasını sağlamak ve tekrar sönmesini engellemek için iki zar arasına özel tıbbi maddeler (talp veya kan) verilmesi işlemidir.

Bu işlem cerrahi sırasında veya göğüs tüpü üzerinden de uygulanabilir.

Prof. Dr. Levent Alpay: Pnömotoraks tedavisinde sadece havanın boşaltılması bazen yeterli olmaz; eğer nüks (tekrarlama) riski yüksekse veya hastanın mesleği (pilot, dalgıç) risk taşıyorsa, erken dönemde kapalı cerrahi ile sorunu kalıcı olarak çözmek en güvenli yoldur.

Pnömotoraks Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Kapalı ameliyat sonrası hastalar genellikle 48 saat içinde taburcu edilir.

İlk birkaç hafta ağır kaldırmaktan, şiddetli öksürmekten ve üflemeli çalgılar çalmaktan kaçınılmalıdır.

Akciğer kapasitesini artırmak için solunum egzersizleri (triflo) düzenli olarak uygulanmalıdır.

Klinik Deneyim ve Vaka Örneği (Anonim):

22 yaşında, sigara içen ve uzun boylu bir üniversite öğrencisi ani sırt ağrısı ile başvurmuştur. Çekilen grafide sağ akciğerin %40 oranında söndüğü görülmüş ve toraks tüpü takılmıştır. Ancak tüp çekildikten 1 hafta sonra sönme tekrarladığı için hastaya VATS ile kapalı ameliyat uygulanmıştır. Ameliyat sonrası 2. yılında olan hasta, sigarayı bırakmış ve aktif spor hayatına sorunsuz devam etmektedir.

Akciğer sönmesi belirtileri yaşıyorsanız veya tedavi süreciyle ilgili detaylı bilgiye ihtiyaç duyuyorsanız, kliniğimizden randevu alabilir ve profesyonel uzman görüşüne başvurabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Akciğer Sönmesi Kendi Kendine Düzelir mi?

Sadece çok küçük (milimetrik) sönmeler dinlenme ve oksijen takviyesiyle kendi kendine düzelebilir; ancak orta ve büyük sönmeler mutlaka cerrahi müdahale gerektirir.

Pnömotoraks Tekrarlar mı?

Sadece göğüs tüpü ile tedavi edilen vakalarda ilk bir yıl içinde %30-40 oranında tekrarlama riski vardır; cerrahi onarım yapılan vakalarda ise bu risk %5’in altına iner.

Akciğer Sönmesi Olan Kişi Uçağa Binebilir mi?

Pnömotoraks atağı geçiren bir kişi, tedavi tamamlandıktan ve radyolojik olarak tam iyileşme kanıtlandıktan en az 2-4 hafta sonrasına kadar uçağa binmemelidir.

Bilimsel Kaynakça

Tıbbi olarak incelenmiştir. Sadece bilgilendirme amaçlıdır.

Prof. Dr. Levent Alpay

Göğüs Cerrahisi Uzmanı olarak akciğer kanseri cerrahisi, robotik cerrahi ve minimal invaziv yöntemler konusunda bilimsel çalışmalarına ve klinik uygulamalarına Medicana Ataköy Hastanesi'nde devam etmektedir.