Göğüs Cerrahisi Uzmanı | Prof. Dr. Levent Alpay

Türkçe TR
Kunduracı Göğsü (Pektus Ekskavatum)

Kunduracı Göğsü (Pektus Ekskavatum)

Son Güncelleme: 16 Mart 2026
İçindekiler

Kunduracı göğsü, tıp literatüründeki adıyla Pektus Ekskavatum, iman tahtası olarak bilinen sternum kemiğinin içeriye doğru çökmesiyle karakterize edilen en yaygın göğüs duvarı deformitesidir.

Bu durum genellikle doğumda mevcuttur veya ergenlik dönemindeki hızlı büyüme atağı sırasında belirgin hale gelir.

Göğüs kafesindeki bu yapısal bozukluk, sadece estetik bir kaygı değil, aynı zamanda kalp ve akciğer üzerinde oluşturduğu baskı nedeniyle fonksiyonel bir sağlık sorunudur.

Modern tıp imkanları sayesinde, günümüzde bu deformite hem cerrahi hem de cerrahi dışı yöntemlerle yüksek başarı oranlarıyla tedavi edilebilmektedir.

Kunduracı Göğsü (Pektus Ekskavatum) Nedir?

Pektus ekskavatum, göğüs ön duvarını oluşturan kaburga kıkırdaklarının aşırı büyümesi sonucunda göğüs kemiğinin omurgaya doğru itilmesi durumudur.

Halk arasında “kunduracı göğsü” olarak adlandırılmasının sebebi, geçmişte kunduracıların ayakkabı dikerken göğüslerine dayadıkları aletlerin zamanla bu bölgede çöküklük oluşturduğuna dair yanlış inanıştır.

Gerçekte ise bu durum tamamen biyolojik ve gelişimsel bir sürecin sonucudur.

Hastalığın Oluşum Nedenleri ve Genetik Faktörler

Hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, kıkırdak dokusunun düzensiz gelişimi temel faktör olarak kabul edilir.

Vakaların yaklaşık %40’ında aile öyküsü mevcuttur, bu da genetik bir yatkınlığın olduğunu kanıtlamaktadır.

Ayrıca Marfan Sendromu veya Ehlers-Danlos gibi bağ dokusu hastalıklarıyla birlikte görülme sıklığı daha yüksektir.

Kunduracı Göğsü Belirtileri ve Fiziksel Etkileri

Belirtiler deformitenin derinliğine göre hastadan hastaya değişiklik gösterir.

Çoğu hasta göğüsteki çukurluk dışında bir şikayet hissetmezken, ciddi vakalarda şu belirtiler gözlemlenir:

  • Çabuk yorulma ve nefes darlığı.
  • Göğüs ağrısı ve kalp çarpıntısı.
  • Egzersiz kapasitesinde belirgin düşüş.
  • Postür bozukluğu (omuzların öne düşük olması).

Pektus Ekskavatum Tanı Yöntemleri

Doğru tedavi planı için deformitenin şiddetinin ve iç organlara etkisinin net bir şekilde belirlenmesi gerekir.

Fiziksel Muayene ve Derecelendirme (Haller İndeksi)

Tanı sürecinin en kritik aşaması, göğüs kafesinin derinliğinin ölçülmesidir.

Bilgisayarlı Tomografi (BT) kesitlerinde göğüs boşluğunun en geniş transvers çapının, omurga ile göğüs kemiği arasındaki en dar mesafeye bölünmesiyle “Haller İndeksi” elde edilir.

Normal bir göğüs yapısında bu değer 2.5 civarındayken, 3.25 üzerindeki değerler cerrahi müdahale gerektiren “ciddi deformite” sınıfına girer.

Radyolojik Görüntüleme: BT, MR ve Eko Testleri

BT taramaları kemik yapıyı net gösterirken, MR (Manyetik Rezonans) radyasyon içermediği için özellikle çocuk hastalarda tercih edilebilir.

Ekokardiyografi (Eko) ise çöküklüğün kalbin sağ karıncığı üzerinde bir baskı (kompresyon) oluşturup oluşturmadığını kontrol etmek için kullanılır.

Kalp ve Akciğer Fonksiyonlarının Değerlendirilmesi

Solunum fonksiyon testleri (SFT), akciğer kapasitesindeki kısıtlamayı ölçer.

Eforlu EKG testleri ile hastanın hareket halindeyken kalbinin ne kadar zorlandığı analiz edilir.

Kunduracı Göğsü Ameliyatsız Tedavi Yöntemleri

Erken teşhis edilen ve çok derin olmayan vakalarda cerrahiye gerek kalmadan iyileşme sağlanabilir.

Vakum Bell (Vakum Terapisi) Uygulaması

Vakum Bell, göğüs kemiği üzerine yerleştirilen ve içerideki havayı emerek kemiği dışarı doğru çeken kupa şeklinde bir cihazdır.

Özellikle kemik yapının henüz esnek olduğu çocukluk ve erken ergenlik döneminde günde birkaç saat kullanılarak göğüs kafesi kalıcı olarak düzeltilebilir.

Göğüs Duvarı Egzersizleri ve Fizyoterapi Desteği

Egzersizler tek başına çöküklüğü gidermese de, postürün düzelmesini sağlar ve göğüs kaslarını güçlendirerek deformitenin görünürlüğünü azaltır.

Fizyoterapi, cerrahiye hazırlık veya cerrahi sonrası toparlanma sürecinde de büyük rol oynar.

Prof. Dr. Levent Alpay: “Kunduracı göğsü tedavisinde zamanlama her şeydir. Vakum Bell gibi ameliyatsız yöntemlerin başarı şansı 12-15 yaş arasında en yüksektir. Çocuğunuzda bu durumu fark ettiğinizde ‘zamanla geçer’ diye beklemek yerine, kemik yapısı sertleşmeden bir uzman görüşü almanız süreci çok daha kolaylaştıracaktır.”

Kunduracı Göğsü Ameliyatı (Cerrahi Tedavi)

Eğer deformite iç organları baskılıyorsa veya hastada ciddi bir psikolojik travma yaratıyorsa cerrahi müdahale kaçınılmazdır.

Nuss Ameliyatı (Kapalı Cerrahi Yöntem)

Günümüzde en sık uygulanan minimal invaziv (kapalı) yöntemdir.

Göğsün her iki yanından açılan küçük kesilerden girilerek, göğüs kemiğinin altına özel olarak şekillendirilmiş çelik veya titanyum bir bar yerleştirilir.

Bu bar, göğüs kemiğini dışarı iter ve kemik yeni formunu alana kadar genellikle 2-3 yıl içeride kalır.

Ravitch Ameliyatı (Açık Cerrahi Yöntem)

Daha komplike veya asimetrik vakalarda tercih edilen geleneksel yöntemdir.

Anormal gelişim gösteren kaburga kıkırdakları çıkarılır ve iman tahtası düzeltilerek sabitlenir.

Nuss yöntemine göre daha geniş bir kesi gerektirse de, çok sertleşmiş göğüs kafeslerinde en güvenilir yoldur.

Cerrahi Müdahale İçin En Uygun Yaş Aralığı

Cerrahi için ideal yaş dönemi genellikle 13-17 yaş arasıdır.

Bu dönemde göğüs kafesi hem şekillenecek kadar esnektir hem de düzeltme sonrası sonuçlar daha kalıcıdır.

Ancak erişkin yaşlarda da başarılı operasyonlar gerçekleştirilmektedir.

Tedavi Seçenekleri Karşılaştırma Tablosu

ÖzellikVakum Bell (Ameliyatsız)Nuss Ameliyatı (Kapalı)Ravitch Ameliyatı (Açık)
Uygulama Süresi6-24 Ay (Günlük Kullanım)60-90 Dakika (Cerrahi)2-3 Saat (Cerrahi)
Hastanede YatışYok4-5 Gün5-7 Gün
Kesi İziYokÇok Küçük (Yanda)Orta (Önde)
Başarı OranıHafif Vakada YüksekCiddi Vakada Çok YüksekKompleks Vakada Yüksek
Yaş SınırıÇocuk/Ergenlik İdeal12 Yaş ÜstüHer Yaş (Zorunluysa)

Ameliyat Süreci ve İyileşme Dönemi

Cerrahi süreç, dikkatli bir planlama ve sonrasındaki rehabilitasyonla tamamlanır.

Ameliyat Öncesi Hazırlık ve Planlama

Nuss ameliyatı öncesinde hastanın metal alerjisi (nikel testi) olup olmadığı kontrol edilir.

Alerji varsa titanyum barlar tercih edilerek komplikasyon riski önlenir.

Ameliyat Sonrası Hastanede Yatış ve İlk Haftalar

Ameliyat sonrası ağrı yönetimi için epidural kateter veya damardan kontrollü analjezi kullanılır.

İlk bir ay ağır egzersizden ve darbelerden kaçınmak, barın yerinden oynamaması için kritiktir.

Pektus Barının Çıkarılması ve Uzun Dönem Sonuçlar

Yerleştirilen barlar, kemik yapısı stabilize olduktan sonra (genellikle 2-3 yıl) basit bir işlemle çıkarılır.

Barlar çıktıktan sonra nüks (tekrar etme) oranı oldukça düşüktür ve hastalar tamamen normal bir hayata dönerler.

Kunduracı Göğsü Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Tedavi edilmeyen ciddi pektus ekskavatum vakaları, yaş ilerledikçe daha belirgin sorunlara yol açabilir.

Psikolojik Etkiler ve Özgüven Kaybı

Özellikle ergenlik döneminde göğüs yapısından utanan bireyler sosyal hayattan uzaklaşabilir, denize girmekten veya dar kıyafetler giymekten kaçınabilirler.

Bu durum kalıcı özgüven eksikliğine ve depresyona neden olabilir.

Kalp Basısı ve Solunum Yetmezliği Riskleri

Göğüs kemiğinin kalbe baskı yapması, kalbin tam kapasiteyle kan pompalamasını engelleyebilir (mitral valf prolapsusu gibi riskler).

Ayrıca akciğerlerin genişlemesi kısıtlandığı için kronik yorgunluk ve ilerleyen yaşlarda erken solunum yetmezliği görülebilir.

Klinik Deneyimler ve Anonim Vaka Örnekleri

Vaka P: 16 yaşında, Haller İndeksi 3.8 olan ve spor yaparken nefes darlığı çeken bir erkek hastamıza Nuss ameliyatı uygulandı.

Operasyon sonrası göğüs kafesindeki çöküklük anında düzeldi.

Ameliyattan 2 yıl sonra barı çıkarılan hastamız, şu an profesyonel düzeyde spor yapmakta ve herhangi bir nefes darlığı yaşamamaktadır.

Vaka V: 11 yaşında, deformitesi henüz başlangıç seviyesinde olan bir hastamızda Vakum Bell tedavisine başlandı.

1 yıllık düzenli kullanım sonucunda göğüs kemiği normal pozisyonuna ulaştı ve cerrahiye gerek kalmadan tedavi tamamlandı.

Kunduracı göğsü tedavisi, hastanın yaşına ve deformitenin şiddetine göre özelleştirilmelidir.

Sizin veya çocuğunuzun durumunu değerlendirmek ve en uygun tedavi yolunu belirlemek için uzman görüşüne başvurabilirsiniz.

Kliniğimizden randevu alarak detaylı analiz yaptırabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kunduracı göğsü tehlikeli midir?

Pektus ekskavatum genellikle doğrudan hayati bir tehlike oluşturmaz; ancak çöküklük derecesi ilerledikçe kalp ve akciğerlere baskı yaparak nefes darlığı, çabuk yorulma ve ritim bozukluklarına yol açabilir. Ayrıca, özellikle genç bireylerde yarattığı estetik kaygı nedeniyle ciddi psikolojik travmalara ve özgüven eksikliğine neden olması açısından riskli kabul edilir.

Kunduracı göğsü nasıl geçer?

Bu durum kemik ve kıkırdak yapısını ilgilendiren anatomik bir bozukluk olduğu için kendi kendine geçmez. Tedavisi, hastanın yaşına ve durumun şiddetine göre Vakum Bell (vakum terapisi) gibi ameliyatsız yöntemlerle veya Nuss/Ravitch operasyonları gibi cerrahi müdahalelerle uzman bir göğüs cerrahı tarafından gerçekleştirilir.

Kunduracı göğsü kaç yaşında olur?

Çoğunlukla doğuştan gelen bir durumdur; ancak bebeklik döneminde fark edilmeyebilir. Deformite genellikle ergenlik dönemindeki (11-15 yaş) hızlı büyüme atağı sırasında belirginleşir ve daha derin bir hal alır.

1 derece kunduracı göğsü ne anlama gelir?

“1. derece” ifadesi genellikle deformitenin hafif düzeyde olduğunu, göğüs kafesindeki çöküklüğün çok derin olmadığını ve iç organlar (kalp, akciğer) üzerinde anlamlı bir baskı oluşturmadığını ifade eder. Bu seviyedeki hastalar genellikle klinik takibe alınır veya fizik tedavi/vakum yöntemleri ile izlenir.

Kunduracı göğsü sporla düzelir mi?

Spor ve özel göğüs egzersizleri göğüs kafesindeki kemik çöküklüğünü tamamen ortadan kaldırmaz. Ancak göğüs kaslarının geliştirilmesi ve duruş (postür) bozukluklarının düzeltilmesi, çukurluğun dışarıdan bakıldığında daha az fark edilmesini sağlar ve hastanın kondisyonunu artırır.

Bilimsel Kaynakça

Tıbbi olarak incelenmiştir. Sadece bilgilendirme amaçlıdır.

Prof. Dr. Levent Alpay

Göğüs Cerrahisi Uzmanı olarak akciğer kanseri cerrahisi, robotik cerrahi ve minimal invaziv yöntemler konusunda bilimsel çalışmalarına ve klinik uygulamalarına Medicana Ataköy Hastanesi'nde devam etmektedir.