Göğüs Cerrahisi Uzmanı | Prof. Dr. Levent Alpay

Türkçe TR
Diyafram Felci (Diyafragma Paralizisi)

Diyafram Felci (Diyafragma Paralizisi)

Son Güncelleme: 14 Mart 2026
İçindekiler

Diyafram felci, göğüs boşluğu ile karın boşluğunu birbirinden ayıran ve en temel solunum kası olan diyaframın işlevini kaybetmesi durumudur.

Normal şartlarda nefes aldığımızda diyafram kasılarak aşağı iner ve akciğerlerin hava ile dolması için alan yaratır; ancak felç durumunda bu kas hareket edemez.

Diyaframın çalışmaması, akciğer kapasitesinin önemli ölçüde azalmasına ve hastanın yaşam kalitesini düşüren ciddi nefes darlığına yol açar.

Genellikle tek taraflı görülen bu durum, nadiren her iki diyafram kasını da etkileyerek hastayı solunum cihazına bağımlı hale getirebilecek kadar ağırlaşabilir.

Modern göğüs cerrahisi teknikleri, işlevini yitirmiş ve gevşemiş diyafram kasını yeniden gerginleştirerek akciğerlere nefes alacak alan açmayı mümkün kılmaktadır.

Diyafram Felci Nedir? Neden Olur?

Diyafram felci, bu kasın hareketini sağlayan frenik sinirin iletiminin kesilmesi veya kas dokusunun doğrudan hasar görmesi sonucunda oluşur.

Felçli olan diyafram kası, normalde olması gereken gergin ve kubbe benzeri yapısını kaybederek gevşer ve karın içi organların basıncıyla yukarı, göğüs boşluğuna doğru itilir.

Bu yükselme, o taraftaki akciğerin sönmesine ve nefes alma sırasında yeterince genişleyememesine neden olur.

Ana Solunum Kası: Diyaframın Görevi

Diyafram, vücudumuzun ana motoru gibidir ve istemsiz olarak günde binlerce kez kasılarak solunumu gerçekleştirir.

Nefes alma sırasında vakum etkisi yaratarak havayı akciğerlere çeker, nefes verme sırasında ise gevşeyerek karbondioksitin dışarı atılmasını sağlar.

Bu kasın felç olması, solunum yükünün sadece kaburga arası kaslara binmesine neden olur, bu da vücudun çabuk yorulmasına sebebiyet verir.

Tek Taraflı (Unilateral) ve Çift Taraflı (Bilateral) Diyafram Felci

Diyafram felci, tutulumun kapsamına göre iki farklı klinik tablo ile karşımıza çıkar.

  • Tek Taraflı Felç: Genellikle sağ veya sol diyaframdan sadece biri etkilenir; hastalar istirahat halindeyken sorun yaşamazken efor sarf ettiklerinde tıkanırlar.
  • Çift Taraflı Felç: Her iki taraftaki frenik sinirin hasar görmesiyle oluşur; bu durum acil tıbbi müdahale gerektiren, çok ağır bir solunum yetmezliği tablosudur.

Tek taraflı felçler daha yaygındır ve sıklıkla başka bir hastalık araştırılırken çekilen akciğer grafilerinde tesadüfen saptanır.

Diyafram Felci Nedenleri ve Risk Faktörleri

Diyaframın felç olmasına yol açan nedenler çok çeşitlidir ve bazen altta yatan başka bir hastalığın ilk habercisi olabilir.

Frenik Sinir Hasarı ve Travmalar

Diyaframın hareket emrini taşıyan frenik sinir, boyun bölgesinden çıkarak kalbin yanından geçer ve diyaframa ulaşır; bu uzun yol boyunca her noktada hasar görebilir.

Boyun fıtıkları, tümör basıları veya boyun bölgesine alınan şiddetli darbeler sinir iletimini keserek felce yol açabilir.

Ayrıca trafik kazaları veya yüksekten düşme gibi göğüs kafesini sarsan travmalar da diyaframın sinir yapısına zarar verebilir.

Ameliyat Sonrası Gelişen Diyafram Felci

Özellikle kalp ve akciğer ameliyatları sonrasında, frenik sinirin cerrahi işleme veya soğuk uygulamasına (buzlu su) bağlı olarak geçici veya kalıcı felç olduğu görülebilir.

Bu durum genellikle ameliyat sonrası hastanın beklenenden daha zor nefes alması veya solunum cihazından ayrılamaması ile fark edilir.

Bazı viral enfeksiyonlar ve nörolojik hastalıklar (örneğin ALS veya MS) da sinir hasarı yaratarak diyafram felcini tetikleyebilir.

Diyafram Felci Belirtileri Nelerdir?

Belirtiler, felcin tek veya çift taraflı olmasına ve hastanın mevcut akciğer kapasitesine göre değişkenlik gösterir.

Yatınca Artan Nefes Darlığı (Ortopne)

Diyafram felcinin en tipik belirtisi, hastanın düz yattığında nefesinin kesilmesidir.

Hasta yattığında, yer çekimi etkisiyle karın içi organlar yukarı doğru kayar ve zaten gevşek olan diyaframı akciğere doğru iyice iter.

Bu nedenle hastalar genellikle yüksek yastıkla yatmayı tercih ederler veya yattıklarında göğüslerinde bir baskı hissettiklerinden şikayet ederler.

Efor Sırasında Çabuk Yorulma ve Solunum Sıkıntısı

Sağlıklı bir insan yokuş çıkarken veya merdiven tırmanırken diyaframını daha aktif kullanır; ancak felçli hastada bu kapasite yoktur.

Basit günlük aktivitelerde bile ortaya çıkan çarpıntı, çabuk yorulma ve “nefesim yetmiyor” hissi, diyafram felcinin klasik bulgularındandır.

Diyafram Felci Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Tanı süreci, fizik muayeneden ziyade diyaframın hareketini canlı olarak izlemeye dayalı testlerle netleştirilir.

Floroskopi (Sniff Testi) ile Hareket Analizi

Teşhiste altın standart “Sniff Testi” (koklama testi) olarak bilinen floroskopik incelemedir.

Radyoloji altında hastadan hızlıca burnundan nefes çekmesi istenir; normalde aşağı inmesi gereken diyafram, felçli ise yukarı doğru (paradoks hareket) fırlar.

Bu test, diyaframın sadece hareketsiz mi olduğunu yoksa ters yönde mi çalıştığını kesin olarak gösterir.

Solunum Fonksiyon Testleri (SFT) ve Elektromiyografi (EMG)

Solunum fonksiyon testleri, hastanın otururken ve yatarken kapasitesini ölçer; yatarken kapasitede %20’den fazla düşüş olması felç lehinedir.

EMG (sinir ölçümü) ise frenik sinirin elektriksel aktivitesini değerlendirerek hasarın seviyesini ve iyileşme potansiyelini belirlemek için kullanılır.

Diyafram Felci Tedavi Seçenekleri

Her diyafram felci ameliyat gerektirmez; ancak hastanın nefes darlığı günlük hayatını engelliyorsa cerrahi çözüm en etkili yoldur.

Cerrahi Tedavi: Diyafram Pilikasyonu (Germe Ameliyatı)

Pilikasyon ameliyatı, gevşeyen ve yukarı doğru balonlaşan diyafram kasının özel dikişlerle katlanarak gerginleştirilmesi işlemidir.

Bu sayede diyafram aşağı çekilir, göğüs boşluğu genişler ve sönmüş olan akciğer dokusu tekrar hava ile dolarak genleşebilir.

Gerginleştirilen diyafram kası artık yukarı kaçamayacağı için, sağlam olan diğer solunum kasları daha verimli çalışmaya başlar.

Robotik ve Kapalı (VATS) Diyafram Ameliyatı

Günümüzde diyafram ameliyatlarını artık büyük kesiler yapmadan, kapalı yöntemlerle (torakoskopik veya robotik) gerçekleştirebiliyoruz.

Küçük deliklerden girilerek yapılan bu işlemde kan kaybı minimaldir ve hastanın iyileşme hızı açık cerrahiye göre çok daha yüksektir.

Kapalı ameliyat, özellikle solunum kapasitesi kısıtlı olan bu hastalar için ameliyat sonrası ağrının az olması nedeniyle büyük avantaj sağlar.

Tedavi Seçenekleri ve Beklentiler Tablosu

ÖzellikGözlem ve TakipDiyafram Pilikasyonu (Cerrahi)
Kime Uygulanır?Belirtisiz / Hafif vakalarŞiddetli nefes darlığı olanlar
YöntemSolunum egzersizleriKapalı veya Robotik Cerrahi
Hastanede KalışGerekmez2 – 3 Gün
Solunumda DüzelmeKısıtlıBelirgin ve Kalıcı
İyileşme SüresiSüreç belirsiz2 – 4 Hafta

Prof. Dr. Levent Alpay: Diyafram felci yaşayan hastalar genelde “kalbimde mi sorun var?” ya da “astım mı oldum?” diyerek yanlış branşlarda zaman kaybedebilirler. Eğer nefes darlığınız sadece düz yattığınızda belirginleşiyorsa, mutlaka bir göğüs cerrahisi uzmanına görünerek diyafram hareketlerinizi kontrol ettirmelisiniz. Erken dönemde yapılan pilikasyon ameliyatı, sönmüş akciğerinizi yeniden hayata döndürerek size derin bir nefes aldırabilir.

Vaka Deneyimi (Anonim):

58 yaşındaki bir hastamız, geçirdiği bir viral enfeksiyon sonrası yokuş çıkarken nefes nefese kalma ve gece düz yatamama şikayetleri ile başvurdu. Yapılan Sniff testinde sol diyaframının tamamen felç olduğu ve yukarı kalkarak akciğerini %40 oranında söndürdüğü görüldü. Robotik yöntemle gerçekleştirdiğimiz diyafram pilikasyonu sonrası hastamızın akciğeri tamamen açıldı ve ameliyattan sadece 2 hafta sonra yüksek yastık kullanmadan rahatça uyumaya başladı.

Yatarken artan nefes darlığı veya efor kapasitenizde açıklanamayan bir düşüş yaşıyorsanız, diyafram fonksiyonlarınızın detaylı değerlendirilmesi için kliniğimizden randevu alabilir ve uzman görüşüne başvurabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Diyafram Felci Kendi Kendine Geçer mi?

Eğer felç, sinirin soğuğa maruz kalması veya geçici bir iltihabi durum nedeniyle oluşmuşsa 6-12 ay içinde kendiliğinden düzelebilir; ancak travmatik veya cerrahi hasarlarda kalıcı olma ihtimali yüksektir.

Diyafram Ameliyatı Riskli midir?

Her cerrahi işlemin riski vardır; ancak modern kapalı yöntemlerle yapılan diyafram pilikasyonu, komplikasyon oranı oldukça düşük ve başarı şansı yüksek bir prosedürdür.

Diyafram Pili (Pacemaker) Kimlere Uygulanır?

Diyafram pili genellikle boyun omuriliği yaralanması nedeniyle her iki tarafı da felç olmuş ve solunum cihazına bağlı yaşayan hastalarda, siniri uyarmak amacıyla tercih edilen özel bir yöntemdir.

Bilimsel Kaynakça

Tıbbi olarak incelenmiştir. Sadece bilgilendirme amaçlıdır.

Prof. Dr. Levent Alpay

Göğüs Cerrahisi Uzmanı olarak akciğer kanseri cerrahisi, robotik cerrahi ve minimal invaziv yöntemler konusunda bilimsel çalışmalarına ve klinik uygulamalarına Medicana Ataköy Hastanesi'nde devam etmektedir.